27 Temmuz 2009 Pazartesi

Diyet-sağlıklı beslenme-öneriler

ZAYIFLATAN YEMEK OYUNLARI

Hangimiz kilolarımızdan şikayetçi değil ki ... Her pazartesi diyetin başlangıcı her salı diyetle psikolojik savaş ve her çarşamba ben yağlarımla mutluyum sendromundan kurtulabilirsiniz . Nasıl mı?Soframızda yapacağımız ufak tefek değişikliklerle farketmeden, sıkılmadan forma girebiliriz.İşte size iştahınızı kesen birkaç ufak yemek oyunları...


Öncelikle sebzelerinizi mevsiminde yiyin .Örneğin brokoli ve karnıbahar kış sebzesidir ve kış ayları hepimiz için kilolarımızın paltolarımızın altına sakladığımız sıkıntılı dönemlerimizdir.İşte bu dönemde Karnıbahar ve Brokoliyi çokça tüketmeye bakın .Tadını sevmeye bilirsiniz ama bunuda tatlandırabiliriz mesela haşlanmış krnıbahar veya brokoliyi hazırlamış oldumuz güzel yogurtla sosla, üzerine katacağımız ufak tefek baharatlarla tatlandırarak tüketebilirz.


Canınız tatlı çekti diyelim .Şerbetli tatlıları bır kere aklınızdan çıkarın yedığınızde verdiği zevkin i 10 katı kadar kalori verecektir size unutmayın .bunun yerine sütlü tatlıları tercih edin .Ama en doğrusu hiç kalori almadan midenizin rahatını bozmadan tatlı tüketmek istiyorsanız 12- 15 adet mor eriği biraz haşlayın ve üzerini tarçınla tatlandırın hem çok sağlıklı hem de çok hafif bunu sadece erikle değil, elmaylada yapabilirsiniz.


Sofranızdan balığı eksik etmeyin.Unutmayın haftada en az 3 kez Balık tüketmek gerek.İçerdiği iyot sayesinde , troit bezinin çalışmasını artırarak , tokluk hissini artırır.


Kendinizi yemeklerle mutlu etmeyi unutmayın .Mesela haftada iki yumurta yiyebirlisiniz ,içerdiği triptofan sayesinde keyifli bir gün geçirmenize katkı sağlayacaktır.


Çorbalardan bezelye çorbasını tercih edin. Çünkü bezelye albümin içerir vebu iştahınızı kapatmaya yeter.


En çok yakındığımız şeylerden biride , diyet yaptığımız vakit tüm gün boyunca kendimizi enerjisiz hissetmemizdir.Ben ne zaman diyet yapsam halsiz oluyorum spora istekli gitmiyorum .Ögrendim , bunun da bir formülü var.Öncelikle 1 demek maydonuzu blenderden geçirin, istediğiniz sebzenin suyuna katın ve bunu güzelce soğutup için.Bu karışım bol bol sebze içerdiği için Cvitamini deposudur hem iştihanızı keser, hem enerji veriri, hem de bağışıklık sisteminizi korur.


Sebze yemeklerini sofranızdan eksik etmeyin .Mesela Albumin iştahımız kesmeye birebirdir , mesela yeşil fasulye yemeğini tercih edebilirsiniz .


Karbonhidrat ihtiyacınız için kahvaltıda yulaf ezmesi yiyin bu hem uzun süre tok tutacaktır hem de gününüze tazelik katacaktır.



Meyve sularınıza maden suyu katın ki açlık hissiniz biraz azalsın.



sağlık ve mutlu günlere...:)

Şifalar Bitkiler




Bitkilerle Doğal Ve Sağlıklı Yaşam


İnsanoğlunun var oluşundan beri hastalıkların tedavisinde en etkili yöntem olarak görülen bitkilerle tedavi sanatı , zamanla yerini modern tedavi yöntemlerine bıraktı. Fakat kimyanın , biyokimyanın , teknolojin gelişmesine rağmen hastalıklarla tedavide sadece sentetik maddelerin etkisi yeterli olamadı .Köklü bir geçmişe sahip olan bitkilerle tedavi sanatı bugün modern tıbbında desteklediği olmazsa olmaz yöntemlerden.Biz tabiatımızda bulunan tüm güzel şeylere olduğu gibi, yanıbaşımızda duran , zahmetsiz şeklide yetişen bitkilerimizin şifalarını göremiyoruz. İlla ki hastalığımıza şifa olacak maddelerin milyonlar pahası değerinde olacağını düşünüyoruz ve değeri ölçülemez zenginliğimiz ,bitkilerimizi tanımıyoruz. Oysaki tarihe damgasını vuran ünlü tıp bilim adammları tedavi yöntemlerinde hep bitkileri kullanmışlardır.Mısır piramitlerinin yapımında görev alan ünlü bilim adamı ve din hocası Imhotep' ten ,Avrupalı'nın hayranlıkla üniversitelerinde kaynak göstediği “Avicenna” diye adlandırdığı tıbbın babası “İbni Sina”‘ya kadar tüm tıp otoriteleri bitkilerle tedavi sanatını uygulamışlardır.
Ve şimdi 21.yy 'dayız, biz yine bu değerli eski tıp bilim adamlarımızı rehbet alıyoruz.Modern tıbbın yanında bitkilerle tedavi yöntemini seçiyoruz .İşte yararlarını bilmediğimiz şifalı bitkilerimizden birkaçı ve yararları...


Kedi Otu KöKü
Avrupa Ülkelerinde Valerian Root olarak bilinen kedi otu kökü ‘nün yapılan araştırmalar sonucunda uykusuzluğa iyi geldiği , ilaçların aksine bağımlılık yapmadan, ertesi sabah uyandığında herhangi bir baş ağrısı ve halsizlik gibi yan etkileri olmadan uyku kalitesini artırdıgı ortaya çıktı.Ayrıca sinir yatıştırıcı ve spazm çözücüdür.


Doğal C Vitamini Deposu “Kuşburnu”.
Ülkemizde bol bol yetişen kuşburnu bitkisinin faydalarını pek bilmiyoruz.Genellikle kış aylarında grip, nezle olduğumuz vakit tüketmeye alıştığımız kuşburnu bitkisi doğal bioflavonoid P vitaminidir) sağlamakta birebir.Ayrıca güçlü bir antioksidan özellliği ile vucut dokularının serbest radikallere karşı korur , akyuvarların aktivitesini artırır,enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin koruyucusudur.

Stressiz bir yaşam için “Sarı Kantoron”. Depresyon, endişe, kaygı, umutsuzluk,stress mi yaşıyorsunuz ?…İşte size derman olacak şifası saymakla bitmeyen bir bitki daha “Sarı Kantoron”.Yurtdışında yapılan araştırmalar da özellikle kliniklerde ruh sağlığına kavuşmayı bekleyen hastalar için uzmanlar “Sarı Kantoron” bitkisini kullanıyorlar ve bizimde bu şifa hazinesi otu günlük hayatımıza sokmamızı öneriyorlar.Sarı Kantoronu yatmadan önce 4 dakika çayını demleyerek tüketebilirsiniz.


Karaciğer için “Deve Dikeni”Karaciğer deformasyonların en büyük sebebi Karaciğer yağlanmasıdır.Yapılan araştırmalar sonucuunda ,Deve dikeni bitkisinin Karaciğere gimeye çalışna toksinleri önlediği, vücudumuzu Siroz ve Viral hepatit hastalıklarından koruduğu ortaya çıktı.


Bir diğer en büyük Karaciğer dostumuz ” Enginar” sebzesi.Karaciğerdeki yağ depolarını hızlandırıp,kolestrol sentezi oranının, toplam kolestrolün, LDL ve trigliserit miktarının düşürülmesine yardımcı oluyor.Bol bol “enginar ” tüketin ama elbetteki mevsiminde:)


Gençleşmek ve Genç kalmak isteyenler için “Üzüm Çekirdeği”Kasların genişlemesi ve rahatlamasını sağlar .Güçlü bir antioksidan ve antiaging özelliğine sahiptir , gençleştirir cildin yaşlanmasını önler.Ayrıca hormonal dengeyini kounmasına yardımcı olur.


Hipertansiyon için “Sarımsak” .Nitrik oksiti arttırıc etkisi vardır.Antimikrobiyal , antiviral ve antibakteriyal özelliğe sahiptir.Ayrıca vücudumuzda mantar ve maya oluşumunu engellemek için, bol bol Sarımsak tüketin…


Bağışıklık Sisteminin güçlenmesi için “Ekinezya”.Üriner, vajinal ve solunum sistemlerinde tekrarlanan enfeksiyonlarlar savaşmaya yardımcı bir bitkidir.Akyuvarların üretimini ve aktivitesini destekler, mikroorgaznizmaların vucudumuzda çoğalmasını engelleyen hücrelere destek veriri ve vucudumuzu korur.Kış aylarında akşam yemeğinde sonra Ekinezya içmeyi deneyebilirsiniz.
Sağlıklı , dinç bir vücut için “Nar çekirdeği”Antioksidatif özelliği sayesinde yüksek tansiyonun dengelenmesine, dinç , diri bir cilde kavuşmayı,yağ yakımına yardımcı olmayı sağlar.Menopoz dönemi sıkıntılarına iyi gelir.


Zayıflamak için “Yeşil çay”
Yağ yakım metobolizmasını hızlandırır ve vücudun yağ yakmasına yardımcı olur.Güçlü antioksidan özelliğine sahiptir ve kötü kolestrolü düşürür , kapl sağlımızın korunmasına yardımcı olur.
Kanser hücrelerine karşı “Çörek Otu”Anti fungal özelliğiyle bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser hücrelerine karşı sitotoksik etkisiyle hücresel aktivasyonu ve antikorların üretimini artırır.Şeker hastaları için kan şekerini düşürücü etkisi vardır.
Kan şekeri için “Yaban Mersini”Kan şekerini düzene sokmakta birebir bir bitkidir.Özellikle şeker hastalarında sinir kaybını önler ve kan damaarlarında kolestrol oluşmasını engeller.

Prostat için “Kırkkilit Otu”Modern tıbbında prostat tedavisinde onayladığı bu bitki, ağrılı idrar yapma, idarar akımında zayıflama,gece idarara çıkma gibi sorunlarda yardımcı olur.


Sağlık dolu günler:)….

Spor- egzersiz-diyet


RUHUNUZU GENÇLEŞTİRECEK ÖNERİLER ...

Yaşamımızı negatif etkileyen stress ‘ten de kurtulup ruhumuzu yenilemeninde yolu var .Üstelik bunun için doktora gitmeye , son teknolojik yöntemleri kullanmaya, ilaç bağımlısı olmaya gerek de yok.İhtiyacımız olan tek şey ‘pozitif düşünce’.hayatın bütün olumsuzluklarına karşı pozitif düşünmem imkansız diyenlere hayatınızda uygulayacağınız ufak tefek değişiklikler ister istemez beyninizde farklılığı hissettirecek ve kendinizi biraz daha rahatlamış olarak bulucaksınız .
Bundan böyle yaşamınızı olumlu yönde etkileyecek ve en önemliside sadık kalmayı başarabileceğiniz önemli kararlar alın.Tavsiyemiz pozitif düşüncenizi öncelikle yenilenmiş bir vücuda odaklamınızdır ki, aynaya baktığınızda kendinizde göreceğiniz ufak tefek değişiklikler hayatınıza yansıyan diğer olumsuzluklarla baş etmenize yardımcı olacaktır ,en önemlisi kendinize güveni geri getirecektir , bu da pozitif düşüncenin kapılarını ardına kadar açacaktır.
İşe önce yenilenmiş bir vücutla başlıyoruz. İşte size bir kaç tüyo…
1)Hergün yaptığınız sporu ya da gün içindeki aktivitelerin sırasında , içeriğinde biraz değişiklikler yapın.Tamamiyle değiştimekten kaçının çünkü yakında yeni değişiklikler, fikirler için zorlanabirisiniz.
Mesela hergün yaptığınız spor aktivitelerinin yoğunluğunu değiştirin.Eğer hergün güne koşarak başlıyorsanız,ertesi gün bunun yerine jogging yaparak güne başlayın ardından koşmayı deneybilirsiniz.Eger hergün ağaçların arasında bür yürüyüşü tercih ediyorsanız ertesi gün deniz kıyısında yürümeyi deneyin görüceksinizde bu ufak değişiklikler spordan sıkılmamanızı , zevk almanınızı sağlayacaktır.
2. Anne gibi fedakar olun.
Tıpkı bir anne’ nin çocuğuna karşı beslediği sonsuz şefkat gibi siz de canlılara, doğaya karşı en verici olun.Şüphesiz, başkalarına yardım etmek onlara olduğu kadar bizim de ruh halimize çok iyi gelecektir.İlla ki insanlara yardım etmek zorunda hissetmeyin kendinizi , kendini ifade etmekte zorlanan birisi olabilirisiniz , aranız insanlardan çok dogayla veya hayvanlarla iyidir kendinize illa insanlara iyi olmalıyım diye sınır koymayın ve zorlamayın. O gün ruhunuz sadece “en verici “olmaya odaklansın yardım ettiğiniz ya da ilgilendiğiniz bir hayvanda olabilir bir çiçekte , bir insanda siz yeterki pozitif düşüncenin kapısını aralayacak bu yöntemi uygulayın ve içinize sindirin. Görüceksiniz ki hayata daha pozitif bakacaksınız,sadece kendinizin değil başkalarınında pozitif bakması için çabalayacaksınız bunu ister istemez içinizden gelerek yapacaksınız çünkü siz “en verici olmalıyım” felsefsini hayatınıza sokrunuz ve bunu başardınız.
3.Sevdiklerinizle daha çok vakit geçirin özellikle beraber spor yapmayı deneyin.Çünkü uzmanlara göre fiziksel egzersiz sırasında algılanan endorfin,bir ilişkinin ilk ve en heyecanlı döneminde vücudunuzda salgınan kimyasallara benzediğini söylüyor…Demek ki partnerinizle yapacağınız egzersiz bu duygularınızı hakarete geçirtecek ve onu ilk gördüğünüz andaki duygulara döneceksiniz.
Bunun yanında beraber yeni egzersiz hareketleri keşfedin bu aranızda ki ortak noktayı ufakta olsa canlı tutmayı sağlayacaktır ve birbirinize bağlanmanızda ufakta olsa etkisi olacaktır.
4.Vucudunuza “spa deneyiminiz yaşatın.Bir spa merkezine gidin ve günü bütün yorgunluğunu unutmak için çeşitli yöntemleri deneyin .Belkide bunun için ne zamanınız ne de madii yeterliliğiniz olmayabilir neyse ki doğal bitkilerden yapacağımız doğal spa masajı imdadımıza yetişiyor.Doğal kozmetikler, tütsüler, mumlar, bitkisel kürlerle banyonuzu süsleyin gerçek bir spa deneyimi yaşamak istiyorsanız küvetinize uzanın ve gitmek istediğiniz yerleri, yapmak istediğiniz şeyleri , olmak istediğiniz Mecnun ‘nuzu veya Leyla ‘nızı düşünün, düşünce gücünün sizi yeniden şekillendirdğini göreceksiniz.
Unutmayın,hayatımızı en güzel hala sokan da , onu en kötü ola ulaştıracak olanda biziz.Ee ne demişler,”en mutlu insanlar en güzel şeylere sahip olan insanlar değillerdir;En mutlu insanlar ellerindekinin kıymetini en iyi görebilen ve haline çokça şükredenlerdir”…


Sağlık, aşk dolu günlere….:)

Saç Bakımı





15 DAKİKA DA IŞILDAYAN SAÇLAR !… NASIL MI?,


Şüphesiz ki biz kadınlar için saçlarımız en büyük nimetlerimizden!.. Sıkıldığımızda sık sık rengini, modelini değiştiririz sonuç güzel olursa kendimizi dünyanın en güzel kadını ilan ettiğimiz anlar da olur.Sadece 15 dakika ayırarak evde uygulayacağımız kısa ve basit yöntemlerle “can alıcı” saçlara sahip olabilirsiniz.Nasıl mı? Öncelikle saçımızı iyi bir şampuanlama yöntemiyle tanıştırmamız gerek bunun için saç uzmanlarının ideal süresi 5 dakika.Şampuanlama işleminin soğuk suyla uzun süre yapılması saça dirilik kazandırıyor.En son durulayacağımız suyada biraz sirke katarsak (özellikle durulama sirkeleri), saçlarımız can alıcı parlıklığa ulaşacaktır.
Şampuanlamadan sonra saçımıza uygulayacağımız soğuk ve sıcak kurutma işlemleri saçımızın daha diri olmasını sağlayacaktır , saç uzmanlarına göre, uzun saçlarınızı önce sıcak föne tutun, sonra saçınızı sıcak föne ters olacak şekilde soğuk föne tutun .Bu sıcak soguk fön yöntemiyle hem farklı renkte olan saç uçlarımızda renk değişikliği , hem de parlamalarını sağlayacaktır.Fakat unutmayalım bu fön süresi sadece 4 dakika fazlasını uygulamak saç tellerine zarar verecektir.
Saçımızın parlamasını engelleyen en önemli etken hava – tozkirliliğidir ki gün içinde hepimiz buna ister istemez maruz kalıyoruz .Bundan kurtulmanın en iyi yolu yatmadan önce mutlaka saçlarımıza iki üç fırça darbesi atmak bu sadece bir dakikanızı alacaktır.Unutmayın saçlar , önce uçlardan taranmaya başlar, sonra karışık olan yerlere yönelin ve yumuşak şekilde tarayın sert taramak saça zarar verir.
Ve saçımızın olmazsa olmazı “boya “lar her zaman söylüyoruz kimyasal boyalardan hem saçlarımızın sağlığı hemde beden sağlığımız için uzak durun yapılan araştırmalara göre kimyasal saç boyaları lenf kanserini tetikliyor.Hem saç sağlığınız hem de beden sağlığınız için bitkisel boyaları terich edin .Doğal parlatıcı renkler içeren bitkisel boyalar raflarda boy göstermeye başladı bile, parlaklığı garabtileyen bu ürünlerle canlı saçlara sadece 4 dakikanızı ayırarak kavuşabilirisniz.
Doğal teninize yakın boyaları tercih edin makyajınız ve teninizle uyum olsun ve doğal dursun… işte 15 dakikada sağlıklı ışıltılı saçların basit ve pratik sırrı…

Sağlık ve aşk dolu günlere…:)

Kadın ve Güzellik


Doğru Makyaj Nasıl Yapılır?
Yapacağınız dogru makyajla isterseniz daha genç ,isterseniz daha olgun görünebilirsiniz . Bunun için sadece ufak tefek dokunuşlar yeterli .İşte Güzellik uzmanlarından dogru makyajın sırları…

Gözlerinizi Vurgulayın.

Biz Türk kadınları göz makyajını çok seviyoruz ama bunu dogru yapamadğımız takdirde estetik açıdan oldugumuzdan daha kötü gözükebiliriz. Peki kişiyi olduğundan daha genç ve taze gösteren göz makyajı nasıl yapılır? Uzmanlar , öncelikle gözünüzün tam içine yani göz pınarının hemen kenarına parlak ve simli beyaz bir nokta kondurun veya kısa bir çizgi çizin diyor.Sonra , koyu bir göz kalemiyle alt kirpiklerinizin dış kenarına, bir çizgi çizin ve bunu yukarı doğru yayın…işte parlak ve can alıcı gözler….:)

Kaşlarınız yukarı dogru kaldırın .

Sabah kalktıgınızda ya da akşam yatmadan önce elinizle kaşlarınızı yukarıya dogru kaldırın ve 10 dakika bekleyin. Ama çok fazla çekmeyinki çizgiler oluşmasın .

Açık tonları kullanın.

Fondöten seçerken özellikle bej, fildişi, kemik tonlarını seçin bu hem doğal hem de genç ve taze görünmenizi sağlar.
Allık sürün.

Taze ve çekici görünüm için allık şart.yanaklarınza ve burnunuzun üzerine hafifçe allık fırçasıyla dokunun .
İyi bir kapatici kullanın.

Kapatıcı kullanırkende aynı fondöten gibi doğal cilt renginize en yakın rengi seçmelisiniz ki yüzünüzde hafif ve güzel dursun .Bunun içinde öle dakikalar ayırmaya gerek yok en doğal sonucu bir iki doknuşla alacağınızı unutmayın.:)
Kirpiklerinizi unutmayın.

Kalkmış kirpikler her zaman daha çekici ve genç,taze gösterir .Bunun için rimelinizi iyi ayarlayın aşğıdan yukarıya doğru yapacağınız ufak dokunuşla gözlerinizin daha çekici görünmesini sağlayabilirsiniz, hatta araya takma kirpiklerde takabilirsiniz …

T bölgeniz için Pudra.

Bu cildinizizn parlamasını önlediği gibi kusursuz bir ten görünümünü sağlar…
Makyaj yaparken en önemli püf noktalarından birisi de kullandığınız renkleri karıştırarak ve elinizle veya ufak bir fırçayla yayarak uygulayın.Unutmayın il başta herkes biraz acemice makyaj yapar ama sonra her kadın kendinin usta makyözü olur …


Sağlık ve AŞk dolu günlere…:)